PostHeaderIcon Felsefe Terimleri

A

Abdera Okulu:Atomcu Demokritos tarafından kurulmuş olan , adını  Güney Makedonya’daki bir kentten alan felsefe okulu. Önemli temsilcileri: Kios’lu Metrodoros Anaksarkhos’tur

Absolütizm (mutlakçılık, ahlaki mutlakçılık): Genelde doğruluğun , değerin , güzelliğin ,ya da gerçekliğin nesnel olarak ,değişmez ezeli ebedi olduğu görüşü.

Adcılık (nominalizm):Temel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu kabul adan felsefi görüş. Nominalizm  yalnızca tikellerin , “şu”  diye gösterdiğimiz bireysel varlıkların var olduğunu , tümellerin , soyutlamaların, ideaların , özlerin ise yapay ve keyfi simgeler olduğunu , onlara karşılık gelen şeylerin gerçek ve nesnel varoluştan yoksun olduğunu savunur.

Advaytizm: Budizme karşı olan Şankara  tarafından savunulmuş bireyci öğretiye verilen ad.

Adventizm: İsa’nın yeryüzüne bir kez daha geleceği ve bu gelişinde günahkarlar ile günahsızları birbirinde ayıracağı inancına dayanan Hıristiyan mezhebine verilen ad.

Agnostisizm (bilinmezcilik): Tanrının varolduğunun ya da varolmadığının , uygulamada ya da ilke olarak bilinemeyeceğini öne süren  öğreti. Felsefenin ve dinin konusu içinde kalan birçok konuda doyurucu bir bilgiye sahip olunamaz.

Ahlak yasası: Bireyin davranışını yönlendiren , davranışları sınırlayıp düzenleyen , nasıl davranmamız ve ne yapmamız gerektiğini belirleyen kurallar bütünü.

Ahuramazda: Eski İran dini Zerdüştçülüğün , kötülük ilkesi ya da tanrısı olan Ehrimen’le sürekli bir mücadele  yada savaş hali içinde  olmakla birlikte , Zerdüştçü iyimserliğin bir ifadesi olarak  ,sonunda mutlak bir zafer kazanacak olan baş tanrısı,iyilik ilkesi.

Akademi: Platon tarafından Atinada M.Ö. 387 de kurulmuş olan adını kahraman Akademos’tan alan orman içinde kurulmuş olan öğretim ve araştırma merkezi.  Tarihin bildiği ilk yüksek okul.

Akosmizm (evrensizcilik) :Varlık ve gerçekliğin nihai ve en yüksek doğasıyla ilgili bir öğreti olarak , deney yoluyla bilinen şekliyle , evrenin yalnızca bir görünüş ya da bir yanılsama olduğunu savunan akım.

Aksiyoloji (değerler öğretisi): Bu öğreti (ahlak, sanat gibi) değerler alanını inceler . Örneğin : iyi nedir . Güzel nedir ? gibi sorulara yanıt arar.

Algoritma: Belirli verilerden hareketle belirli türlerden  sonuçlara götüren bir hesaplamayı , sonlu bir dizi adımda gerçekleştirmek için kullanılan mekanik işleme verilen ad.

Animizm (canlıcılık):Nesnelerin genel anlamda  bütün varlıkların organik olduğunu ve ona etki eden tek bir ruhun olduğunu kabul eden öğreti.

A  priori (önsel) : Deneyden gelmeyen , deney öncesi olan şey. Duyu deneyine hiç başvurulmadan , Yalnızca akıldan , aklın ilkelerinden türetilen bilgi.

A posteriori (sonsal): Duyu deneyine dayanan bilgi , Yaşantı sonucu tecrübe edilmiş bilgi.

Analitik felsefe (çözümleyici dil felsefesi): Felsefenin temel görevinin  dilin ve önermelerin  çözümlenmesi olarak gören  felsefi öğreti.

Aranedencilik (okkasyonalizm): Tüm olayların gerçek nedeninin Tanrı olduğunu ileri süren , insana neden gibi görünen tüm diğer şeylerin Tanrının istencini yansıtan  birer araneden (araç) olduğunu savunan öğreti.

Descartes  metafiziğinin doğurduğu  zihin beden ikiliğinin açıklanması  için  Geulincx , Malebranche  tarafından geliştirilen beden ve zihin arasındaki  her türlü ilişki ve etkileşimin Tanrı aracılığıyla gerçekleştirildiğini savunan akım. İslam felsefesindeki savunucusu ise Gazalidir.

Antropomorfizm (insanbiçimcilik): İnsana ait bir takım niteliklerin tanrıya ya da  tanrılara aktarılması.Örneğin , tanrının bir insan gibi uyuduğunu , ağladığını ya da yemek yediğinin düşünülmesi gibi.

Antinomi : Her biri ayrı ayrı doğru gibi görünen  , fakat ikisi birden doğru olamayan  iki ilke arasında söz konusu  olan çelişki.

Antinomiyanizm: Teolojide , kurtuluş için , ahlak yasasının değil de , yalnızca inancı gerekli olduğunu savunun öğreti.

Antropolojizm: İnsanı , doğanın en üstün ürünü olarak gören , insanın bütün temel özelliklerini doğal kökenine dayandırarak açıklayan insanı yalınızca maddeci  ve biyolojik bir açıdan ele alıp , doğanın bir parçası olarak değerlendiren felsefi görüş.

Antropoteizm:  Felsefede insanın tanrılaştırılması tavrına verilen ad.

Arketip: Yetkinlikten yoksun , gelip geçici şeylerin kendisinden pay aldıkları , kendisine göre biçimlendikleri ,örnek ,model , ezeli ebedi  ilke.

Arkhe : Antik Yunan felsefesinde , her şeyin kendisinde varlığa geldiği ilk töz , maddi neden ya da ilke. Bu anlamda ilk defa kullanan Anaksimandros ‘tur.

Aşkın (Transendant): Varlığını aşan… ilgili bulunduğu varlığın gerçekliğini ve gücünü aşmış olmak anlamını verir. Genel olarak en üstün , en yüce olan , en yüksek niteliklere sahip bulunan  . Deneyde verilenin ötesinde , deneyi aşan şey.

Ataraxia : Şüphecilerde , hiçbir konuda hüküm vermeme ,  tüm yargıları askıya alma ve varlık üzerine spekülasyonlara girişmeme  sonucunda elde edildiğine inanılan  ruhsal  huzur durumu.

Athanatizm: Ruhun ölümsüzlüğüne  duyulan inanca verilen ad. Ruhun  ölümden sonra  çeşitli biçimler altında varlığını sürdürdüğü inancı.

Ateizm (tanrıtanımamazlık): Tanrı denen bir şeyin var olmadığını ileri süren felsefi görüş.                                                                                                    

B

Belirlenimcilik (Determinizm):Evrende olup bitenlerin rastlantılara dayanmadığını , her şeyin belirlenmiş yasalara göre olduğunu savunan görüş.”insan davranışlarında özgür değil ,toplumsal koşullara bağlıdır.” Ya da doğadaki olayların zorunlu olarak bağlandığı nedenler vardır.

Belirlenimsizcilik (İndeterminizm): Evrendeki her şeyin belirlenmiş olmadığını , dünyada rastlantı ve özgürlüğe yer olduğunu savunan görüş. Bu görüşe göre İnsanın davranışlarını , yaşantısını belirleyen toplumsal koşullar değil bireyin özgür istencidir.

Beniçincilik(Egosantrizm): Benmerkezcilik olarak ta bilinir. Her şeyi kendi bakış açısıyla görmek , kendine indirgemek , kendi fikrini hareket noktası olarak seçmek.

Bilgi felsefesi (Epstemoloji):İnsan bilgisinin yapısını , imkanını , sınırlarını, kaynağını , yöntemini , geçerliliğini ve koşullarını araştıran felsefe dalı.

Bireycilik (İndividüalizm): Bütüne ,genele  değil de  bireye , tek olana üstünlük tanıyan ve her şeyin bireye dayanması gerektiğini savunan görüş.

C

Canlıcılık : bkz. Animizm

Canlı maddecilik: (Hilozoizm) Genel olarak , canlılığın ve yaşamın madenin temel özelliği olduğunu; Madde ve hayatın birbirinden ayrılmayacağını ; yaşamın ayrı bir ilke olmayıp, maddeden türediğini ya da maddenin tinsel özelliklere sahip olduğunu savunan öğreti.

Caynacılık: M.Ö. 6. Yüzyılda Hindistan’da Mahavira tarafından kurulmuş olan dini ve felsefe okuluna  verilen ad. Caynacılığa göre , dünya canlı bir öz olan “civa” ile , cansız maddelerden  acivadan oluşur.

Cebriye: İslam dünyasında , iyi ve kötünün bizzat Tanrı’dan geldiği inancını benimseyen öğreti.

Celarent: Klasik mantık’ta, büyük önerme ve sonucu tümel olumsuz, küçük önermesi  Tümel olumlu olan birinci dereceden tasım  şekline verilen ad.

Cevher: (Töz) tüm fenomenlerin gerisinde  bulunan temel , dayanak. Başka her şeyin, varoluşu bakımından kendisine bağlı olduğu , Fakat kendisinin varoluşu bakımından başka bir şeye ihtiyaç duymadığı varlık.

Ç    

Çağdaş idealizm: 19 yüzyılın sonlarına doğru başlayıp, 20 yüzyılın ilk yarısında ağırlığını hissettiren idealizme verilen ad. Doğa bilimlerinin büyük bir ilerleme kaydettiği 19. Yüzyıla damgasını vuran eğilim. Pozitivizmden başlayıp , maddeciliğin en radikal biçimlerine dek uzanan geniş bir çerçeve içinde ,doğalcılık olmuştur.

Çağrışım:  Bilinçteki öğelerin  ya da bileşenlerin , iradenin aracılığı olmadan ya da iradenin karşı koyuşuna rağmen, birbirlerine bağlanmaları veya  birbirleriyle birleşmeleriyle ilgili psikolojik fenomene verilen ad.

Çarşı İdolleri:  Bu idoller sözlerin düşüncelerimiz üzerindeki etkilerinden doğar. Çünkü geçmiş çağların görüşleri dilde kalıplaşmış olup, bu dil kalıpları bizim için birer önyargı olmuştur.(Kalıplaşmış söz gruplarının bizde oluşturduğu önyargılar)

Çavraklar: Hint felsefesinde maddeci bir görüş geliştirerek ,tüm duygu ve düşünceleri maddeye dayandırarak , ruhun varlığı görüşünü reddeden düşünürlere verilen ad.

Çift hakikat: Teolojideki doğrularla felsefedeki doğruların birbirlerinden   bağımsız olduğunu savunan yaklaşım.  Yani bir şeyin felsefede yanlış iken dinde doğru olabileceğini  savunan anlayışa  verilen ad.

Çilecilik:  Kişisel gelişme , yetkinleşme ve bilgiyi  elde etmek ancak ; konfor , rahatlık , iyi giyinme ve iyi yemek gibi öğelerin yadınmasıyla (reddedilmesi) mümkün olabileceğini savunan görüş. Bireyin ahlaki bakımdan gelişmesi olgunlaşması için  iradeyi sıkı bir disiplin altına alma tavrı.

Çoktanrıcılık: (Politeizm) Birden çok tanrının var olduğuna inanma . Tanrısal gerçekliğin özü itibarı ile,  bir değil de , çok olduğunu ,birden çok tanrının var olduğunu savunan anlayış. Doğa güçlerinin, ölülerin, birtakım  hayvanların tanrısallaştırılması sonucu olarak ortaya çıkan ve birden çok tanrının varlığını kabul eden inanç.

D

Dadaizm: Birinci dünya savaşının dehşetinden kaçıp kurtulmak üzere , İsviçre’ye yerleşen bir grup şairin kurduğu , sanata akıldışılığı , rastlantıyı , sezgi ve alaycılığı ön plana çıkaran edebiyat akımına verilen ad.

Daimon: İlk Çağ Yunan felsefesinde, bir tür Tanrı yada tanrısal güç.

Dandizm: Doğal yaşayışa dönüş düşüncesini temele alarak , kişisel özgürlüğü gerçekleştirme, kendine güven ve toplumsal kural ve yasalara kafa tutan felsefi tavır.

Dehriyyun: İslamda ,  dehriye görüşüne bağlanmış  ,  yani maddeci bir varlık anlayışı benimsemiş düşünürlere verilen ad. “Gerçekte var olan maddedir , ruh ve tanrının var olduğu doğru değildir” görüşünü savunurlar.Bu okulun en ünlü temsilcisi İbni Ravendi’dir.

Deizm: (Yaradancılık) Tanrının varlığını reddeden ateizmin tersine, bir tanrının varoluşunu öne süren , mucizeyi ve vahiyi reddeden ,akılcı  Tanrı anlayışı.(Bu görüşü göre tanrı evreni mükemmel bir şekilde yaratmış , onun için evrenin bir daha müdahaleye ihtiyaç duymaz, bundan dolayı aracılara ihtiyaç duyulmaz,aracılar peygamber ve kutsal kitaplardır.)

Demiurgos: Platon’un kozmoloji anlayışını anlatan Timaeos adlı diyalogunda Fiziksel dünyayı yaratan Tanrı yada tanrısal güce verdiği ad.

Deontoloji: Ahlak felsefesinde ,ahlaki ödevin doğasını ve eylemlerin doğruluğunu konu alan dalına verilen ad.

Dharma: Budist öğretide , varlığı meydana getiren en temel ve en küçük parçacıklara verilen ad. Görüşe göre , sonsuz sayıda dharma vardır ve dharmalar cansız parçacıklardır.

 E

Ehrimen:  Zerdüştçülüğün ifade ettiği mutlak ikicilikte, iyilik ilkesi ya da Tanrısı olan Ahuramazda ile sürekli bir mücadele ya da savaş hali içinde içinde bulunan kötülük ilkesi ya da Tanrısı.

Ehl-i bid’at:  Ehl-i sünnet inancı dışında kalan Şiilik mezhebiyle , onun farklı kollarına , özellikle de Mu’tezile , Haricilik , Cebriye gibi çeşitli itikadi mezhebleri için kullanılan terim.

Eidetik: Bir şeyin belirleyici özelliğini ya da özünü ifade eden düşünce ya da imge için kullanılan sıfat.

Eidos : Platon’un akılla anlaşılabilir idealar ya da formlar için kullandığı terim.

Ekberiye: İslam düşünürü Muhiyiddin İbn Arabi’nin Tasavvuf felsefesine . Vahdet-i vücut anlayışına verilen ad.

Eklektizm: (Seçmecilik) Farklı düşünce sistemlerinden seçilen öğretilerin ayrı bir sistem içerisinde birleştirilerek yeni bir sistem içinde birleştirilmesi. Birbirine taban tabana karşıt görüşlerin sistemsizce uzlaştırılma çabası.

Ekzoterik: Sadece elit kesime değil herkese açık olan, tüm halk tarafından anlaşılabilir olan, düşünce ve öğretilerin uzman olmayan sıradan insanların anlayabileceği şekilde sunulması.

Ela Okulu: İlk çağ Yunan felsefesin de Parmenides tarafından , Güney İtalya’da bulunan Ela kentinde kurulan okul.

Elis-EretriyaOkulu: M.Ö. IV. Y.yılda , sokratesin öğrencisi Elis’li Phaidon tarafından kurulmuş, ve daha sonra Menedemos  tarafından Eretriya’ya taşınmış olan okul.

Emanasyonizm(Türümcülük): Platinos tarafından öne sürülen , Hıristiyan ve İslam düşüncesinden de geçen , gerçekliğin kaynağını ve yapısını , Tanrı yada bir adı verilen aşkın bir ilkeden başlayan , sürekli ve kendiliğinden bir akış , südur ya da türümle açıklayan öğreti.

Empresyonizm(İzlenimcilik): 19. Y.yılda ortaya çıkmış bütün sanat dallarını etkilemiştir. Sanatta dış etkilerin içe yansımasını , içte izler bırakmasını veya bu izlere dayanarak sanat eseri meydana getirmesini savuna bir sanat akımıdır.

Epistemoloji(Bilgi Felsefesi) : Felsefenin ,bilgiyi ele alan , bilgi ile ilgili problemleri araştıran , bilginin doğasını, kaynağını , doğruluğunu , sınırlarını inceleyen dalı.

Eşarilik: Ebu’l Hasan Ali Binİsmail el Eş’ari tarafından sistemleştirilmiş olan ve Sünniler arasında yaygın olan üç mezhebde birine verilen ad. Kaynağından kelam bulunan Eşarilik , Mutezile ve Selefiye gibi iki karşıt mezhep arasında yer alır.

Etnosantrizm: Herhangi bir halkın yada grubun kendi ,halklarının değer, din,ırk, kültür yada dillerinin diğerlerinde daha üstün olduğunu ileri sürmesi.

Eudaimonia: Mutluluk ,. İnsanın nihai ve en yüksek hedefi olan kendini tam olarak gerçekleştirme  ve mutluluk hali.

Ezoterik: Herkese açık olmayan , sadece  ileri düzeye ulaşmış bir kesim için yazılmış  , sadece onlar tarafından anlaşılabilir olan gizli inanç , ideoloji için kullanılan terim.

F

Fatalizm(Yazgıcılık):Tüm olayların önceden belirlenmiş olduğunu ,hiçbir varlık (insan) tarafından hiç bir şekilde değiştirilemeyeceğini ve geleceğin insanların    kontrolü dışında olduğunu , insanın kendi ve  evrenin yazgısını değiştiremeyeceğini , her şeyin önceden belirlendiği gibi gerçekleşeceğini savunan anlayış.

Fenomen(Görüngü): Felsefede algılanabilen, deneylenebilen algısal nesneler, yani bilince görünen , aracısız olarak insana görüne şey.

Fetişizm: Doğaüstü bir gücü olduğuna inanılan bir objeye tapınma biçiminde gelişmiş olan dini uygulamalar.

Fıkıh: Temel kaynakları Kur’an ve sünnet olan İslam hukukuna verilen ad.

Finalizm:  Fiziki dünyada meydana gelen her olayın bir amacının olduğunu , doğada hiçbir şeyin amaçsız olmadığını , doğada bir amaçlılık , ereklilik olduğunu savunan akım.

Formalizm(Biçimcilik):  Form yasasının önemini vurgulayan, form fikrini madde fikrinin üstünde tutan sisteme verilen ad.

Frankfurt Okulu: 1923 yılında , Almanya’da Frankfurt Üniversitesine bağlı Sosyal Araştırma Ensititüsünde , Max Horkheimer, Theodor Adorno ve Herbert Marcusa  gibi filozoflar tarafından kurulmuş ve geliştirilmiş bağımsız Marksist  düşünce akımı.

G

Geist: Alman felsefesinde tüm gerçekliğe kaynaklık eden ,nihai gerçekliğin temel ilkesi olan tinsel(ruh) ilke. Diyalektik bir süreç sonunda doğada bilinç ve özgürlüğüne kavuşan yaratıcı ilke yada ruh.

Gneosoloji: Bilgiyi,  bireyin zihinsel faaliyetlerini, genel olarak konu alan disipline verilen ad. Antik Yunan’da Epistemoloji ile eş anlamlı kullanılan bir terimdir.

Gnostikler: Hıristiyan aleminde ilk dönemlerde , özü itibariyle kadın ve erkeklerin kendilerinde tanrısal bir kıvılcım  taşıdıklarını , ancak doğum ve ölümün hüküm sürdüğü bir dünyaya düşmüş olduklarından , insanlardaki bu kıvılcımın  ezoterik bir bilgi sayesinde yeniden canlandırılacağını ve böylelikle insanın Tanrıya yeniden ulaşacağını savunan tarikatların üyelerine verilen isim.

Gnostisizm(gizemcilik): Doğru bilgiye akıl ve akıl yürütme yoluyla değil de ,sezgi yoluyla ulaşılabileceğini savunan öğreti.

Araştırmaya dayalı bilgelik yerine hakikatleri aracısız bir şekilde elde eden bilgelik üzerinde temellenir ve tanrının doğasının ,özünün  gizemli bir aydınlanmanın sonucunda bilinebileceğini savuna görüş.

Göttingen Okulu: Kant’ın felsefesinden yola çıkarak Leonard Nelson tarafından kurulan  Yeni- Kantçı felsefe okulu.

Gerçekçilik(Realizm): İnsandan ve bilinçten bağısız olarak varlığın var olduğunu ileri süren öğreti. Herhangi bir şeyin varlığı insana bağlı değil , o şey kendi başına vardır, insan olsa  da olmasa da.

Görecilik(Rölativizm): Bilgi bakımında tüm bilgilerin  doğruluğunun veya yanlışlığının kişiden kişiye , toplumdan topluma  değiştiğini ileri süren görüş.

H

Hadis: Hz. Muhammed’in değişik olaylar ve problemler karşısında inananları aydınlatmak , Kur’an ın bazı ayetlerini daha açık bir dille ifade etmek için söylediği sözlerin tümüne verilen ad.

Hedonik : Ahlakın , ödevin hazla olan ilişkisini konu alan dalına yada türüne verilen ad.

Heidelberg Okulu ( Baden Okulu): Alman düşünürleri Windelband ve Rickert tarafından  kurulmuş olan ve Baden okulu olarak da bilinen Yeni Kantçı  felsefe okulu .

Hermeneutik: Genel anlamıyla yorum kuramıdır. İnsan eylemlerinin , sözlerinin  ,yarattığı ürünlerin ve kurumların anlamını kavrama ve yorumlamak.

Hilomorfizm: Evrenin , evrendeki her bireysel nesnenin , her yerde birlikte var olan , biri diğerinden kesinlikle ayrılmayan madde ve formdan meydana geldiğini savunan metafizik öğreti.

 I

Ilımlı Apriorizm: Bilgide aklın katkısını temel almakla , bilgideki en temel aklın deneyden bağımsız faaliyeti olduğunu  savunmasına  rağmen , deneyin rolünü de yadsımayan düşünce.

Işıkçılık(İşrakiye ,Hikmetül işrak): Bireysel sezgiyle aydınlanmaya dayanan dinsel-gizemsel öğretilerin genel adı.

İ

İçebakış: Zihnin kendi kendine dönmesi, bireyin(benin) kendi kendisinin bilincine varması.Bilincin kendi üzerine dönerek ,kendini gözlemlemesi.

İnsanın kendi eylemlerini ve onların “ben”le olan ilişkisini açıklamaya çalışması.

İçgüdü: Hayvanlara özgü olan ve öğrenilmeden , türe özgü olarak ortaya çıkan bilinçsiz davranışlardır.

Öğrenilmez ,aynı türün tüm üyelerinde ortaktır, evrensel,evrimleşmez, düşünce ve bilincin etkisi olmayan fizyolojik davranışlardır.

İçkin(İmmanent):  Varlığın içinde bulunan , herhangi bir varlığın yapısına karışmış olanı dile getirir.Bir şeyde , bir şeyin  mevcut bulunması.

İdeoloji: Genel olarak siyasi ya da toplumsal bir öğreti meydana getiren ve siyasi yada toplumsal eylemi yönlendiren düşünce, inanç ya da görüşler.

V

Vacibü’l vücud: İslam felsefesinde özü varoluşunu içeren,kendi varlığını kendisi vücuda getiren, var olmak içi başka şeye ihtiyaç duymayan,zorunlu olarak var olan varlık(tanrı)

Vahdet-i vücud:Tasavvufta yaratanla yaratılanın birliğini savunan varlık görüşü.Yani varlıktaki mutlak birliği savunan görüş.

Vandalizm:Mevcut bir düzene,varlığa bilerek ,isteyerek zarar verme,kırma yoluyla kamunun sahip olduğu önemsediği,ya da başkasına ait değerli bulduğu maddeye,mala sistemli bilinçli zarar verme çabası.

Çıkışı ise Fransız devrimine dayanır;Romayı yağmalayan cumhuriyet ordusunun davranışlarını ,Cermen soyundan gelen slav kökenli Vandalların davranışlarına benzeten bir papazın kullandığı terimdir.

 

Leave a Reply

İstanbul Hava
25°
Karikatür Yarışma Haberleri
Karikatür Yarışma Haberleri
Felsefe Tweets

Felsefe ispanyolca matematige ayni gün calisabilmek=Felsefik ve analitik dusunme+İki yabancı dil.Mütevazi olamayacagim muhtesemim sanki😎

About 8 minutes ago from Dilara's Twitter via Twitter for iPhone

Muşul/Karikatür
Ahmet Tanju Muşul
Sayaç
Okullar Okullar